TiXLa SiTeMiZe HoŞ GeLDiNiZ
 
  Ana Menü
  Ana Sayfa
  İletişim
  Ziyaretçi Defteri
  Tc kimlik no sorgulama
  Toplist
  Dost Siteler
  Şiir Bölümü
  şiir dinle
  şiirli resim
  Video köşesi
  Film izle
  spor videoları
  Belgesel videolar
  Müzik köşesi
  Müzik kutusu
  Klipler
  Film Ve Müzik
  Eglence
  Resim Galerisi
  Forum
  Fm Radyo kurma
  Fıkralar
  Son Dakika Haberleri
  Oyun Bölümü
  Oyunlar
  Oyunlar2
  Oyunlar 3
  Html Kod Bölümü
  Html kodları
  Html Kod Test Et
  Java Kodlari
  Tr.Gg için önemli siteler
  Dini Bölüm
  İslamiyet
  Hz.Muhammedin Hayatı
  Hacı Bektaş Veli'nin Hayatı
  Ahi Evran'ın Hayatı
Ahi Evran'ın Hayatı

Ahi Evran'ın Hayatı


Ahi Evran’ın asıl adı Şeyh Mahmud Nasurıddin’dir. Orta Asya’nın Türk bölgesi olan Horasan'dan Anadolu'ya göçmüş, XIII. yüzyılın ortalarında Konya'ya gelip yerleşmişti.

 

Hacı Bektaş-ı Velî hakkındaki deyişleri bir araya toplayan Velâyetnâme adlı esere göre, Konya'da bir süre oturan Ahi Evran, daha sonra Kayseri' ye gelmişti. Burada dericilik mesleğine girmiş, deri atölyelerinde çalışan bir işçi olmuştu. Deri terbiye etmenin, ham deriyi, türlü emek ve uğraşılardan sonra, olgun, kullanılır duruma getirmenin, onun. kokusuna dayanmanın, insanı eğitmek, onu olgunlaştırmak kadar güç olduğunu bildiğinden bu mesleği seçmişti.

 

Ahi Evran, çilesini tamamladıktan ve manevî gücünü de ispat ettikten sonra, Kırşehir'e gelmiş, ahilik örgütünü burada kurmuştu.

 

Ahi Evran, insan nefsinin bir ejder gücünde olduğuna, nefsini yenen kişinin, dünya hırslarından, kinlerinden, maddi isteklerinden arınacağına inanmıştı. İşte bu inanca bağlı olarak, Ahi Evran'ın nefis denen benlik yılanını içinden söküp atarak bir kamçı gibi elinde taşıdığı söylenmiş, kendisine yılanlı ahi anlamına gelen Ahi Evran denilmişti.

 

Yine Velâyetnâme adlı esere göre, Hacı Bektaş-ı Velî, sık sık Kırşehir'e gelir, Ahi Evran'la saatlerce sohbet ederdi. Bir keresinde, iki büyük insan yine Kırşehir'de buluşmuştu. Kırşehir'in tanınmış bahçeleri olan Özbağlar’da derin bir sohbete başlamışlardı Bu sırada aşağıdaki derede kurbağalar ötüşüyor, bu sohbete onlar da katılıyorlardı. Bir ara, Hacı Bektaş-ı Velî, kurbağalara seslenerek:

 

       ­ Susunuz ya mübarekler!. demişti.

    

0 günden bugüne, bu derelerde kurbağalar susmuş, bir daha ötmez olmuşlardı.

 

Ahi Evran'ın Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi'ye ahilik beratı verdiği, tahta çıktığı zaman, ahi töreleri gereğince beline ahilik kuşağı bağladığı söylenir. Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi'ye de büyük saygı gösterdiği ve ahi alayları kurarak onun fetihlerine yardım ettiği bilinmektedir.

 

Ahilik, tasavvufî inançlar içinde, halka “eline, beline ve diline sahip olma” ilkesini, yani hırsızlık ve haramdan uzak durmayı, namuslu olmayı, sır saklamayı, kötü söz söylememeyi telkin etmiştir. İnsanlar arasında ahlâkî prensipleri yaymıştır. İyiye, doğruya ve güzele dönük, kardeşçe yaşama ilkeleriyle Osmanlı Devletinin sosyal ve ekonomik düzenini, ilk esnaf örgütünü kurmuş, devletin yardımcısı olmuştur.

 

Ahi Evran'ın kaç yıl yaşadığı bilinmemekle birlikte, XIV. yüzyılın başlarında Kırşehir'de öldüğü sanılmaktadır. Ahi Evran'ın hayatı, Hacı Bektaş-ı Velî’de olduğu gibi, yüzyıllardan beri söylenegelen çeşitli efsanelerle süslendiğinden, gerçek yaşantısı unutulmuştur. Ancak onun Kırşehir'deki türbesi, çağlar içinde Ahi Ocağı olarak yaşamış ve ziyaret edilmiştir. Ahi Evran adına, Ankara'da bir cami yaptırılmıştır. Camiin Selçuklu devri ağaç oyma işlemeli kapı ve pencereleri, bugün İstanbul'da, Amca Hüseyin Paşa Medresesinde saklanmaktadır.

 

Türk tarihinde birçok ulu kişiler vardır. Bunlar eserleriyle değil, fikirleriyle, düşüncelerinin toplumlar üzerindeki etkileriyle tanınır ve bilinirler. Ahi Evran da böyledir. Sağlığında yazılı bir eser bırakmamıştır. Yazmışsa da bize kadar ulaşamamış, ya da elimize geçmemiştir. Bu ulu kişiler, Anadolu'ya doğan, zihinleri aydınlatan, gönülleri ısıtan, toplumları etkileyen, onların millî birlik ve dirliğe çağıran güneşler gibidirler. Bundan dolayı unutulmamış, dillerde ve gönüllerde yaşatılmıştır.

 

Ahi Evran, bu sözlü kültürün en belirgin örneğidir. Onun yedi yüz yıl önce Anadolu'ya ektiği iyilik ve cömertlik tohumları yeşermiş, bir fikir ürünü olarak, toplumları doyurmuştur. O, Türk Kültür Tarihi'nin ölümsüz bir düşünürü, bir mürşidi olarak daima yaşayacaktır.

Top LisT  
  Gallipoli fm

Chat - Radyo - mirc - irc - sohbet - -seviyeli sohbet - çet
(65 Gelen 85 Giden)

SanalDunyaX

Anlatılmaz Tıklanır..!
(26 Gelen 162 Giden)

Html kodları

Aradağını Html kodlarını bu sitede bulabilirsiniz
(1 Gelen 113 Giden)

SümGer

Film - Video - haber - Oyun - Belgesel - Html Kodları
(1 Gelen 70 Giden)

www.cs16-oynayanlar.tr.gg

Counter Strike ile ilgili Herşey Burada
(0 Gelen 100 Giden)

Harika Ortam

harika bir ortam
(0 Gelen 73 Giden)

GalataSaray

tüm galatasaray haberleri burada
(0 Gelen 101 Giden)

Site Okul

Okul gibi web sitesi !!!
(0 Gelen 108 Giden)

askimin sozleri

romantizm sitesi
(0 Gelen 73 Giden)

alevi siteleri

alevi toplist
(0 Gelen 74 Giden)

Link-Eklee-Toplist-Site Eklee-Toplist

Turkiyenın Toplisti
(0 Gelen 70 Giden)

SİTE EKLE HİT KAZAN

site ekle topliste
(0 Gelen 45 Giden)

Css - Cini

www.css-cini.tr.gg
(0 Gelen 84 Giden)

Senin linkin burada olsun mu?
O zaman buraya kaydını yaptır:
=> Kayda git
 
Reklam  
   
Bugün 10017 ziyaretçi (18451 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=